GÜNÜMÜZÜN KARACAOÄžLAN'I

Musa EROÄžLU... Türk Halk MüziÄŸi ile bütünleÅŸmiÅŸ 33 yıl Musa EROÄžLU'nun Türk Halk MüziÄŸine katkısı o denli çok boyutlu ki kendisini hangi yönüyle tarif etsek mutlaka birkaç yönü eksik kalacak. Musa EROÄžLU'yu ayıran en önemli fark Besteci, Yorumcu, Derlemeci, Halk bilimi araÅŸtırmacısı ve eÅŸsiz sazıyla Türk Halk MüziÄŸinin özgün sesi olma özelliklerini bir arada bulundurmasıdır. Mütevazi ve idealist çizgisiyle Musa EROÄžLU 24 saatini daha doÄŸrusu bütün bir yaÅŸamını Halk müziÄŸine adamıştır.



Musa EROÄžLU bugün 55 yaşında ve Türk Halk MüziÄŸinin genç kuÅŸaklara sevdirilmesi ve geniÅŸ kitlelere ulaÅŸtırılması için büyük bir çaba içinde. Musa EROÄžLU her yıl belli bir yörenin müziÄŸini folklorik boyutuyla bütünleÅŸtirerek araÅŸtırıp ortaya çıkarıyor. Böylece Türk Halk MüziÄŸini dünden bugüne taşıyan yöresel ezgileri evrensel müziÄŸin formları içinde günümüz insanına ulaÅŸtırırken, ulusal kültüründe devamlılığına katkıda bulunuyor. TaÅŸeli yöresi Türkmenleri ile ilgili yaptığı araÅŸtırmaları "KÜTÜK" isimli kitapta topladı ve bu kitap Kültür Bakanlığı tarafından yayınlandı.



Musa EROÄžLU günümüze kadar KaracaoÄŸlan üzerine yapılmış en kapsamlı araÅŸtırmayı gerçekleÅŸtirerek Halk Bilimi araÅŸtırmalarında önemli bir sayfa açtı. Büyük Halk Ozanı KaracaoÄŸlanın pekçok eserini ortaya çıkaran ve bunları özgün sesiyle saza döken EROÄžLU bu yönüyle günümüzün KaracaoÄŸlanı olarak nitelendirilmektedir. Musa EROÄžLU büyük Halk Ozanları ve kahramanları olan KaracaoÄŸlan, DadaloÄŸlu, KöroÄŸlunun eserleri yanı sıra günümüz halk ÅŸairlerinin ÅŸiirlerini de besteleyip yorumlamaktadır. Bu eserlerden sözleri Abdurrahim KARAKOÇ'a ait olan "Mihriban" isimli bestesi halkımız tarafından büyük ilgi gördü ve ÅŸu ana kadar deÄŸiÅŸik tarzda sanatçılar tarafından en fazla yorumlanan eser oldu. Ayrıca Halk MüziÄŸi kaset çalışmalarını yönetiyor. Sazını vitiözce kullanarak Türk Halk MüziÄŸinin bu çalgısının genç kuÅŸaklar tarafından sevilmesinde büyük rol oynamaktadır. Bu gün pek çok genç sanatçı EROÄžLU'nu ve onun tarzını örnek alarak Halk MüziÄŸi çalışmalarına yön vermektedir. Bu yönüyle, Musa EROÄžLU Halk MüziÄŸinde bir ekoldür. Musa EROÄžLU bugüne kadar 3 bine yakın derleme yaptı. Solo olarak 12 kaset çıkardı. Ayrıca Arif SAÄž, Muhlis AKARSU, Yavuz TOP ile birlikte 4 kasetten oluÅŸan "Muhabbet" serisini hazırladı. Musa EROÄžLU Türk Halk MüziÄŸinin diÄŸer ulusların müzikleriyle birlikte evrensel boyutta temsil edilmesi için önemli çalışmalar içinde bulunmaktadır. Unesco'ya, kurumun kültürel çalışmaları çerçevesinde semahlardan oluÅŸan eserler hazırladı. Fransa'da etnik müzikler üzerine çalışan özel bir kurum için "Anadolu Müzikleri" bir cd hazırladı. Avrupa'dan Avustralya'ya Türki Cumhuriylerden ABD'ye kadar Dünyanın pek çok ülkesinde resitaller verdi. Evrensellik normları içinde Sevda Türküleri yanı sıra müziÄŸin protest boyutuna da baÄŸlı kalarak toplumsallık çizgisini geliÅŸtirdi.

KAVİMLER KAPISI ANADOLU

Bir toplumun türküsünden öte gücü yoktur. Toplum türkü damarından beslenir, türküyü de aynı damardan besler. Türkü, her toplumsal olayda, her bireysel yangında kendini yeniden üretir. Türküde durgunluk yoktur, toplumların yaratıcı dinamizmi en baÅŸta türkülerde kendini belli eder. Gücü de buradan gelir. Bunu güç bilip savaşır mı, yakıp yıkar mış Tam tersine, savaşın önünü keser, vuranın kıranın bileklerine sarılır, söz filizlerinin tohumunu yakıp yıkanın yüreÄŸine eker. Türkü; kabalıgı, kini öfkeyi, düÅŸmanlığı insandan öte kılan uygarlık soluÄŸudur. Bu soluÄŸu baÅŸka hiç bir güç kesemez. Türkü, bir anda toprakta, insanda üreyen gerçekliÄŸin, güzelliÄŸin kaynağı olur.


Toplum toprakların, türkü de toplumun varlığıdır. "Söz" adına yaratılmış herÅŸeyin özünde türkü vardır. ÅŸiir de anlatının da kaynağı gidip türkülere dayanır. Türkü, acıyı ağıda dönüÅŸtürür. Türkü bu boyutuyla duyguların, insan varlıgını söze dönüÅŸtüren ezgilerin tarihidir. Onun için hiç umulmadık zamanlarda birden can bulur, toplumun direnç soluÄŸu olur. Türkiye'nin son 30 yılı, türkülerin toplumsal acıya nasıl sahip çıktığının tarihidir. Yunuslar, Pir Sultanlar, KaracaoÄŸlanlar, Nazımlar ve o soydan gelen ozanlar birden güncelleÅŸmiÅŸ, darlıklara düÅŸürülmüÅŸ, insanımıza umut olmuÅŸtur.





Anadolu'nun verimli kapısından nice kavimler geldi geçti. Her kavim üretti, beslendi; emeÄŸiyle, kültürüyle toprağın hakkını verdi. Toprak da ondan hakkını esirgemedi. Bu emek tarihi baÄŸlamında, hangi dinden, hangi halk kaynağından gelirse gelsin, aynı toprakta yaÅŸayan halk hep bir kültür imecesi içinde olmuÅŸlardır. Bu imeceyi bozup egemen olanlar, kendileri ne isterlerse onu vererek halkı yozlaÅŸtırmaya çalışmışlardır. halk almamayı bildiÄŸi gibi, kendi içinde kendi kültür kazasını da örmüÅŸtür. Bu kozayı görecek gözü olmayan ses bülbülleri (!) ancak baÅŸka kültürlerin pazarlayıcısı olarak bir süre ortada görünmüÅŸler, sonra silinip gitmiÅŸlerdir. Bugün, müzik adına, Amerikaların, Avrupaların döküntü toplayıcıları da aynı sonuçla karşılaÅŸacaklardır. Ne denli yozlaÅŸtırmaya çalışsalar, halkın yarattığı öz müziÄŸi hiçbir güç, halklara unutturamaz.



Semahları, KaracaoÄŸlan'ı, Nesimi'yi, ıbreti'yi Veyseli'yi, Mahsuniyi yorumlayan Musa EROÄžLU, bu türkü kültürünün çaÄŸdaÅŸ yüzüdür. Musa EROÄžLU binlerce yıllık saz geleneÄŸiyle, ses tellerine kattığı ezgi inceliÄŸiyle, KaracaoÄŸlan'a semahlardaki canların soluÄŸa, BarakaÄŸzına, Mahzuni Åžerif'in, Muhsin Akarsunun yaratıcı tarihine kendisini katıyor. Sanatçı, beslediÄŸi kaynağı olduÄŸu yerde bırakmayan insandır, sanata duraÄŸanlık yakışmaz. Sanatsal deÄŸer taşıyan her ürün, kendini var etmiÅŸ her çaÄŸ insanının emeÄŸinin izini taşır. Musa EROÄžLU'nun emeÄŸi bu soydandır. Onun, sözünü özüyle koruyarak yaptığı çaÄŸdaÅŸ yorum, KaracaoÄŸlan'ı Çukurova'nın, Toros yörüklerinin ezgi serüvenini bugünlere getiriyor.



KaracaoÄŸlan, Torosların bir güzellik, bir sevgi, bir söyleyiÅŸ, bir düÅŸünce kaynağıdır. Yüzyıllar boyu bir köÅŸede bırakılan KaracaoÄŸlanlar'dan, Pir Sultanlar'dan uzak kalış, halklara çok ÅŸey kaybettirmiÅŸtir. Bugün, türkünün yaratığı halk duyarlığıyla onların yaratıcı toprağına yüz sürme dönemi baÅŸlamıştır. YaÅŸar Kemal, Çukurova ve Toros doÄŸasının, insanının söz serüvenini kurtarmak için bir "abdal" gibi dolaÅŸmıştır. Soylu ozanlarda Anadolu topraklarının ezgi serüveninin ardındadırlar. Türkü, kötülüÄŸün ve yozlaÅŸmanın karşısına çıkar. Bunun tam tersine, türkülerimizi kullanarak, saz soytarılığı yapanların, "imaj" meraklısı süs bebekleri hakkından gene türküler gelecektir. Dün Yunus'tu, Kaygusuz Abdal'dı, Pir Sultan'dı, KaracaoÄŸlan'dı, bugün de Musa EROÄžLU...



Musa EROÄžLU Anadolu'nun ozanata soyundan geliyor. Söyledikleriyle, Anadolu'nun, daha da ötelerinin ozan onurunu, engin insan sevgisini, halkın acıyı bal eyleyen yüce sabrını dile getiriyor. Onu dinlerken soluÄŸumuzun geniÅŸlediÄŸini duyumsar, bir güzelliÄŸi yaratmanın halkçı onuruyla gönlünüz havalanır. Bedenden soyutlanmış bir "kul", önündeki nimete secde kılan bir ermiÅŸ olursunuz. Hem dünyaya eÅŸ tek bir varlık, hem evreni kucaklayan bir derviÅŸ... Türkü güven ve onur kaynağıdır. Semahlarda, Barak aÄŸzında, hele KaracaoÄŸlan ezgilerinde bir güzellik yaratma duygusunun doruklarında sonsuzluÄŸu yaÅŸar Musa EROÄžLU.

Türküsü olanın sabrı da olur, güzelliÄŸi de gücü de... Türkü, insan yüzü gibidir. Her yüz Ali Åžavkı gibi, hem güleçtir, hem soylu; Hilmi Dede Baba geleneÄŸinin ozanıdır.



Kendi yüzüne aynayı tutup, evrensel sonsuzluÄŸu gören ozan soyundan. Bu, tüm insanlığın sevgisini, güzelliÄŸini bir "yüz" de görmenin Anadolu serüvenidir. Musa EROÄžLU, Toroslardan kopup gelmiÅŸ bir ezgi ustasıdır. Bu ezgiyi ezgilerle bezeyip halkın soluÄŸu, onuru yapan gene odur. Yorumladığı ezgilerde, binlerce yıllık ozanlığın töresi, hoÅŸgörüsü, bilgisi yansır. Musa EROÄžLU'nu dinlerken Anadolu'nun kapısını aralamış tüm kavimlerin yüreÄŸinin orta yerinde bulursunuz kendinizi, türküde türküleÅŸirsiniz.

Türkü insanlaÅŸmadır; insanı insanla çoÄŸaltan bir uygarlık soluÄŸudur. Musa EROÄžLU, bu insanca emeÄŸin güleç yüzüdür.

Web tasarım & programlama : YeniÇözüm Web Bilişim Hizmetleri
site ekleufo